Tükenmişlik Hissi ile Etkili Başa Çıkma

Tükenmişlik Hissi ile Etkili Başa Çıkma

TÜKENMİŞLİK HİSSİ İLE ETKİLİ BAŞA ÇIKMA

Ara sıra dahi olsa yorgunluktan, bitkinlikten ya da tükenmişlikten şikayetçi olmayan kimse yoktur. Şu diyalog örneği tanıdık geliyor mu?

-          Nasılsın?

-          Çok iyiyim, şey daha doğrusu sanırım biraz yorgunum, kendimi tükenmiş hissediyorum bazen ama onun dışında her şey harika…

-          Ben de aynı hissediyorum!

Bu yorgunluk ve bitkinlik haline ne kadar alışmış olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Hepimiz sanki çok normal bir şeymiş gibi bunun üstünde durmayız fakat bu bitkinlik beden hatta zihin ve ruh üzerinde oldukça ağır bir yüktür, hayatı çok fazla zorlaştırır. Buna rağmen bu durumu oldukça olağan ve üstünde konuşmaya değmez görürüz.

Bir gün boyunca yaptığınız her şeyi düşündüğünde elbette yorulursunuz. Ama hep bu yorgunluk ile kalmak zorunda değilsiniz. Sadece efor gerektiren bir iş ve aile hayatı, hareketli bir sosyal yaşam ya da yoğun sorumlulukların ya da faaliyetlerinin olması bitkinliği ve yorgunluğu yaşam şekli olarak kabul etmenizi gerektirmez. Kendinizi iyi ve canlı hissetmek sizin de hakkınız. O yüzden bu tükenmişliği, yorgunluğu görmezden gelmek ve olağan kabul etmek bir hatadır.

Tam tersine bunu canlılığınızı ve enerjinizi geri kazanmak ve yorgunluğunuzu kapının önüne koymak için bir uyarı işareti olarak görmeniz daha iyidir. Sabahları günün sonunu nasıl getireceğiniz konusunda yoğun endişe yaşamadan uyanmanın ve bunun yerine günün getireceklerini dört gözle beklemenin nasıl da muhteşem olacağını hayal edin! Şu an gözünüze boş bir hayal olarak gözükse bile bu gerçekleştirilebilir.

Fakat daha zinde olmaya giden yola çıkmadan önce birkaç şeyi anlamlandırmak önemli: Bu üzücü ve uyuşuk hale nasıl geldiniz? Hayatınızda enerjinizi tüketen giderler nerede? Bunları nasıl onarabilirsiniz? En önemlisi bunları neden görmezden geliyorsunuz?

Sağlıklı bir kişide tükenme, dinlenme ve yeniden canlanma döngüsü şu şekilde işler:

  1. Kendinizi fiziksel, zihinsel ya da duygusal olarak çok zorladın ve tükenmiş hissettiniz.
  2. Bu tükenmişlik hali size bedeninizi ve zihninizi dinlendirmeniz gerektiğinin mesajını verir.
  3. Tükenmişlikten yeniden canlanmaya geçebilmek için mola verdiniz ve dinlendiniz.
  4. Enerji seviyeniz tekrardan eski haline döndü.

Fakat bunun aksine günler, haftalar geçip de yeterli düzeyde dinlenmezseniz ya da çok az ya da rahatlık verecek kadar dinlenmezseniz bu bitkinlik rahatsızlık vermekten öte artık yıkıcı bir etki göstermeye başlar. Eğer yeterince dinlenemezseniz sahip olduğunuz her bir enerji zerresini sadece zorunluluklara harcanması gereken bir kaynak gibi görüp hayatın zevklerini (arkadaşlar, aile, hobiler… vb.) bir kenara itmeye başlarsınız. Bu sefer aynaya baktığınızda soluk bir beniz dışında bir şey görememek ekstra demoralize olmanıza sebep olabilir.

Enerji rezervini bir banka hesabı olarak düşünebilirsiniz. Para yatırdığınız (düzenli ve kaliteli uyku, düzenli beslenme, egzersiz, doyurucu sosyal aktiviteler…vb) ve para çektiğiniz (aşırı dolu bir program, stres, düzensiz uyku, düzensiz beslenme… vb) bir hesap. Enerjiniz çok düştüğünde yani hesabınızdan çok para çektiğinizde tükenirsiniz ve hem fiziksel hem de psikolojik semptomlar göstermeye başlarsınız. Yani eğer yatırdığınız paradan daha fazlasını çekerseniz; depresyon, sindirim sorunları, bağışıklık düşmesi, bedenin herhangi bir yerinde ortaya çıkan ağrılar… vb. semptomlara açık hale gelirsiniz. Bu bedeninin size bankaya çok yüklü bir miktar yatırmanız gerektiğini söyleme şeklidir.

Bankaya daha fazla nasıl para yatırabilirsiniz? İşte yapmanız gerekenler:

1.       Tükenmişliğinizin nedenini belirleyin. Bu neden iş yoğunluğu olabilir, çalışma saatleri olabilir, kişilerle çatışmalar olabilir, destek alamamak olabilir. Bu nedeni belirlemek ve kabullenmek problemin çözümünde atılacak ilk adımdır.

2.       Sorun kaynağı belirledikten sonra, çözüm için yakınlarınızla ya da ilgili kişilerle konuşun. Duyguları paylaşmanın ve sosyal desteğin, olumsuz duygularla baş etmede faydası araştırmalarla gösterilmiştir.

3.       Gün içinde kısa aralar verin.

4.       Ailenizle, arkadaşlarınızla vakit geçirin.

5.       İşin size uygun olup olmadığını gerçekçi olarak değerlendirin. Uygun olmadığını düşünüyorsanız alternatifler arayın. Severek yapabileceğiniz, ilgi alanınıza daha uygun bir işte çalışıp çalışamayacağınızı araştırın.

6.       Spor yapın. İnsanlar yoğun olduklarında ilk vazgeçtikleri şey spordur, oysa düzenli spor stresle başa çıkmanızı kolaylaştırır. Akşam yürüyüşüne çıktığınızda faydalarını hemen görürsünüz, ertesi gün bedeniniz ve ruhunuz dinlenmiş olur.

7.       Yeterli miktarda, en az 7-8 saat uyuyun.

8.       Hafta sonlarını dinlenmeye ayırın.

9.       Sağlıklı beslenin. Bol sebze ve meyve tüketin. Beslenmenizden proteini eksik etmeyin. Yoğun bir tempo beslenme düzenini bozar.

10.   Kitap okumak, örgü örmek, resim yapmak gibi sakinleştirici hobiler edinin.

11.   İş ve aile yaşamınızda suçluluk hissetmeden üzerinize almak istemediğiniz sorumluluklara hayır deyin. Kaldırabileceğiniz kadar sorumluluk almayı öğrenin.

12.   Stres yaratan durumlarla karşılaştıkça güçlü ve zayıf yönlerinizi öğrenin, karşılaşılan yeni stresli ortamlara bunları aktarmayın.

13.   Gerçekçi hedefler koyun: Anlamlı, ulaşılabilecek hedefler koymayı, hedefi uzun ve kısa vadeli olarak parçalara ayırmayı, planlama yapmayı alışkanlık haline getirin.

Yorum yapın.

Ön kayıt listesine bugün katılın.

Ön kayıt listesine şimdi kaydolun ve %50 indirimle kayıt olma şansını elde edin.

Bizi Arayabilirsiniz

Uzmanlarımız hafta içi saat 09.30 - 18.30 saatlerinde tüm soruların için telefonun diğer ucunda olacaklar.