Fitness Hocam
Ön kayıt listesine katıl

Gebelik döneminde beslenme

Gebelikte beslenme

Gebelik Süreci

Gebelik süresince annenin beslenmesi ve yaşam şekli kendi sağlığı için olduğu kadar, bebeğin sağlığı için de önemlidir. Gebelikte beslenmenin amacı hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin öğeleri yedeğini dengede tutmak hem de bebeğin normal büyümesi için gerekli enerji ve besin öğelerini sağlamaktır. Bu dönemde bazal metabolizma hızı normalin %20’si kadar artar. Bu artışın gerektirdiği besin öğelerinin karşılanması bebeğin sağlığı kadar annenin sağlığı açısından da önem taşır.

Gebelik; dinamik bir süreç olup, plasentanın oluşması, hormonel salgılarında artma ve buna bağlı olarak besin öğeleri metabolizmasının etkilenmesi ;yani besin emiliminde artış ve besin atımında azalma ile tanımlanabilir.

Yetersiz beslenme gebede anemi, bebekte düşük doğum ağırlığı ve büyüme geriliği gibi sorunlar yanında, annenin hastalık ve ölü doğum risklerinde de artışa yol açabilmektedir. Yetersiz beslenen gebe kadınlardan doğan premature sayısı normal beslenen kadınlara göre daha fazladır.

Gebelikte Ağırlık Kazanımı

Gebelikte annenin ağırlık kazanımı bebeğin ağırlığı ve sağlığı açısından önemlidir. Gebeliğe obez BKI ile başlamak (kg/ m230 ) ve gebelikte aşırı besin tüketimi, yenidoğanın sağlığını ve kilo, boy, baş çevresi gibi büyüme ve gelişim değerlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

İdeal ağırlık kazanımı aylık ortalama 1 – 1.5 kg’dır. ideal vücut ağırlığına sahip olan bir kadının gebeliği boyunca alması gereken 9-12 kg’dır. Kadın ideal vücut ağırlığından fazla bir kilo ile gebeliğe başladıysa alması gereken 6-9 kg’dır. Ancak çok zayıf başlanan gebeliklerde kadının 12-15 kg alması beklenir.

Sıvı Tüketimi

Günlük minimum 2.5 - 3 litre su tüketilmelidir.

Öğün Sayısı

Kişiden kişiye değişse de azar azar, sık sık beslenmeli ve öğün atlanmamalıdır.

Posa

Posa, yeterli sebze ve meyve, kuru baklagiller ve kepekli ekmek tüketimi ile gebeliğe bağlı gelişen kabızlığın önlenmesi ve bağırsak işlevlerinin düzenli olması için gereklidir.

ÖNERİLER

- Gebelikte ağırlık kazanımı annenin sağlığının yanı sıra fetüsün gelişimi ve sağlıklı doğumu için önem taşır. Gebelik süresince yeterli ağırlık kazanımının olması gerekir.

- Her öğünde her besin grubundan yiyecekler tüketerek çeşitlilik sağlanmalıdır.

- Sebze, meyve, pirinç, mercimek, nohut gibi besinler kullanmadan önce çok iyi yıkanmalıdır.

- Sebzeler ile makarna, mercimek, nohut gibi yiyeceklerin haşlama suları dökülmemelidir.

- Tahıl ve kurubaklagil karışımı ( bulgur ve mercimek gibi ) yemekler sık yenilmelidir. Bu yemeklerin yanında da C vitamininden zengin sebze ve meyveler (portakal, domates, maydonoz, yeşil biber) tercih edilmelidir.

Çay ve kahve tiryakileri için tüketimlerini azaltmaları önerilebilir. İçilecekse de özellikle demir içeren yumurta ve et gibi besinleri içeren öğünlerden 2 saat sonra ve çok içilmesine dikkat edilmelidir. Günlük 1 adet kahveden fazla kahve tüketilmemelidir.

- Rezene çayı rahatlıkla tüketilme beraber; karışık bitki çayları ve yeşil çay tüketilmemelidir.

- Sigara ve alkol kullanılmamalı, sigara içilen ortamlarda bulunulmamalıdır.

- Tuz kısıtlamasını gerektiren bir durum yoksa yemeklerde iyotlu tuz kullanılmalıdır.

- Ezilmiş, çürümüş, kararmış ve küflenmiş besinler tüketilmemelidir.

- Mevsiminde yetişen meyve ve sebzeler tercih edilmelidir. Sebzeleri kullanmadan önce en az 10 dk sirkeli suda bekletilmelidir. Dışarıda restoran ve kafelerde salata tercih edilmemelidir.

-Hazır çorba, hazır meyve suları, meşrubatlar, et veya tavuk suyu tabletleri, cips, kraker, bisküvi tarzı hazır yiyecek ve içeecekler tüketilmemelidir.

-Kızartılarak, kavrularak ve mangalda yapılan yemekler tercih edilmemelidir.

- Konserve besinler, kaymak, krema, tahin, tahin helvası, çikolata gibi çok yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

-Salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi et ürünlerinden ve mayonezden uzak durulmalıdır.

Demir ve folik asit gebelikte gereksinimi artan besin öğeleridir. Annenin kan hacminin artması, fetüsün annenin depolarından demiri kullanması, beslenmede yapılan hatalara bağlı gelişen demir eksikliği demir takviyesi ile önlenmelidir. Kalsiyum ve D vitamini fetüsün kemik gelişimi ve annenin kalsiyum depolarını korumada, diş çürüklerinin engellenmesinde önem taşır. Besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alınamadığında diyete ek destek olarak kullanılmalıdır.

Demir

Demir eksikliği gebe ve emzikli kadınlar ile küçük çocukları etkileyen ve anemi ile sonuçlanan en yaygın mikro besin öğesi eksikliğidir. Gebeliğin ilk iki trimesterinde demir eksikliği artan erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bebek ölümlerinde artışa yol açar. Gebe kadınlarda artan plazma hacmi, fetüsün demir gereksinmesinin artması, demir emilimini engelleyen fitat içeren tahılların tüketiminin fazla olması, barsak parazitleri, sık doğumlar, aşırı çay ve kahve tüketimi demir emilimini olumsuz etkileyerek demir yetersizliğine bağlı anemi gelişimine zemin hazırlar.

Kalsiyum

Gebelikte kalsiyum suplemanı kullanımının preeklemsiyi azaltmaktadır. Gebelik süresince yeterli kalsiyum alınmadığında gereksinme kemiklerden kalsiyum çekilerek karşılanır.

Sık doğumlar, hareket azlığı ve güneş ışınlarından yeterince yararlanamama kemik yumuşaması ve diş çürüklerine neden olur. Kalsiyum emilimini kolaylaştırması için D vitamini de yeterli alınmalıdır.

Gebelikte artan kalsiyum alımı anne ve bebeğin sağlığı için önemlidir. Kalsiyum desteği diyetsel kaynaklar yeterli olmazsa kullanılmalıdır.

Folik asit

GEBELİK DÖNEMİNDE KARŞILAŞILAN BAZI SORUNLAR

Mide bulantısı ve kusma:Özellikle ilk aylarda sık görülen sorunlar arasındadır. Neredeyse gebelerin % 50’si özellikle sabah uyandıklarında hissederler. Nedeni, ilk aylardaki hormonal değişiklikler, psikolojik olarak gebeliğe uyum, endişe, korku ve mutlulukla karışık duygusal durumdur.

*Gece uyurken hafif yüksek ve eğimli bir yastık kullanılabilir.

*Uyandıktan hemen sonra ve öğünnlerden önce su, süt ve benzeri içecekler içilmemelidir. Sıvı ihtiyacı öğün aralarında yudum yudum içilerek giderilebilir.

*Yağlı, baharatlı ve kızartılmı, kavrularak pişirilmiş yemekler yenilmemelidir.

*Sık ve az beslenilmelidir.

KabızlıkHormonal değişiklikler barsak kaslarının gevşemesine ve barsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilmektedir.

*Tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edilebilir.

*Günde 2-3 lt su tüketmeye özen gösterilmelidir.

*Yenilebilen meyve ve sebzeler çok iyi yıkanarak kabuklarıyla tüketilmeye çalışılabilir.

Kuru baklagiller, bulgur, yulaf ezmesi gibi posa açısından zengin besinleri sık tüketilebilir.

*Bulantı yoksa sabah kalkınca bir bardak ılık su tüketilebilir.

*Muz, kabuksuz elma ve kabuksuz şeftali tüketilmemelidir.

*Kayısı, mürdüm eriği, armut, erik gibi meyveler daha sık tüketilebilir. Bunların kurutulmuşlarını kullanarak hoşaf da yapılabilir.

*Mümkünse yürüyüş yapılabilir.

*Her günn aynı saatte tuvalete oturarak tuvalet alışkanlığını geliştirilebilir.

Mide yanması:&Özellikle son aylarda görülen reflü nedeniyle oluşur.

*Baharatlı ve yağlı besinler, turunçgiller, tam yatma pozisyonu, meşrubatlar şikayetleri artırabilir.

*Az ve sık beslenme, hafif dik pozisyonda yatma, rahatsız edici besinlere dikkat etmek faydalı olabilmektedir.

Sağlıklı beslenme tüyolarımız için bu yazımızı mutlaka okuyun.

Hizmetlerimiz hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

Diyetisyenimizden diyet ve fitness programı hakkında buradan ücretsiz bilgi alabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum yapın.

Lütfen bekleyin

Ön kayıt listesine bugün katılın.

Ön kayıt listesine şimdi kaydolun ve %50 indirimle kayıt olma şansını elde edin.